8 Eylül 2008 Pazartesi

Holy Bubble - Karınca


Karınca incitmek isteyen, yanlışlıkla ezen, ekmeğin üzerindeki karıncayı üflemek suretiyle uzaklaştıran, hele hele yuvasını bozan adam karşısında beni bulur. Bu bir çocuk da olabilir, bir boksör de, vamp bir kadın da. Babam gelse tanımam. Ev arkadaşım –ki geçenlerde sinek öldürdüm diye tartışmıştık, hayvansevermiş bu, mutfaktaki 3 günlük yağlı tencereyi haklı olarak istila eden karıncalara savaş açtı. Lavaboda, tencereye su dökerek onlardan kurtulma çabasını sezdiğim saniye, normalde 2B desen kalemimi açmak için kullandığım maket bıçağımı –ki halk arasında falçata da denir, boğazına saplayıp içerde kırmam bir oldu. Zaten uç kısımları körelmişti, kırmak gerekiyordu birkaç diş. Tabi ev arkadaşım, boğazına falçata saplanınca elindeki tencereyi bırakmak zorunda kaldı. İsteyerek mi yaptı bilmiyorum. Aldım ben de tencereyi, konuştum sevgili karıncalarla, dedim ki sevgili karınca dostlarım, burası benim mahallim, lütfen terkediniz, bu dünya size göre değil. Pencereye bıraktım tencereyi. Sabaha tek bir karınca kalmamıştı.

Atom karıncayla da oturup satranç oynamışlığımız vardı hani.

1 yorum:

Anonymous 8 Eylül 2008 02:57  

Hazreti Musa, köy köy, şehir şehir dolaşıyor , insanlara dinini öğretiyordu.Bir müddet sonra yorulduğunu ve de acıktığını hissetti.Hem bir şeyler yemek, hem de yol yorgunluğunu biraz da olsa üzerinden atabilmek için, yol kenarındaki gölgelikli iri ağaçlardan birinin altına gelip, oturdu.Ağacın hemen ötesinde büyük bir karınca yuvası vardı.Çok çalışkan olan karıncalar, gruplar halinde çevrede dolaşıyor, kışlık yiyeceklerini arıyor ve bulduklarını da yuvaya taşıyorlardı.Bunlar işçi karıncalardı.Allah, onları çalışmaları için yaratmıştı.Bu yüzden, durmadan dinlenmeden çalışıyor, yorulmak nedir bilmiyorlardı.Her bir karıncanın ağzında kendinden boyca çok daha büyük bir yiyecek maddesi bulunuyordu.Bu yiyeceği bazen tek başına bazen de arkadaşlarıyla yardımlaşarak yuvaya götürüyordu.
Nasıl olduysa bu karıncalardan bir tanesi, o esnada dinlenmekte olan Hazreti Musa'yı ısırır.Hz.Musa karıncaya öfkelenir.Yerdeki tutuşmuş odunlardan birini tutuşturur.Karınca yuvasına geldi ve de bütün yuvayı ateşe verdi.Hiçbir karınca kurtulamadı hepsi de yanarak öldü.Allah'ın Musa ya bildirdiği din hükümlerine göre, karınca öldürmek günah değildi.O sebeple böyle bir cezalandırmaya başvurmuştu.
Bunun üzerine Allah ona şöyle seslendi:"Ey Musa!Seni sadece bir tek karınca ısırmışken, sen bütün bir karınca yuvasını ateşe mi verdin?Bir karınca yüzünden koca karınca ülkesini, her an bana hamd eden, şükreden, beni güzel sözlerle öven bir toplumu yok ettin, öyle mi?"

Artık bu hikayeyi okuyup, karıncaları sulamak olmazdı haliyle!!:))

  © Blogger template 'Mantis' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP