28 Ocak 2009 Çarşamba

Alis Harikalar Diyarında Ölsün - Sahne Tozu


evet sayın seyirciler, şimdi de alkışlarınızla aris karafili sahneye davet ediyorum sözleri ile anıldığımda, gözlerimdeki yaşlar çoktan yola çıkmıştı. var gücümle alkışladım aris karafili. hatta bikaç kez, coşkudan, avuçlarımı birbirine denk getiremeyip kıytırık alkış sesi çıkardım. çok rahatsız oldum tabi bundan. ben, her biri birbirinden mükemmel alkış şaplaklarını hak etmiştim. şaka ve şukaları değil.
 
ardından, annem, babam ve kardeşim aras, koltuklarından zıpkın gibi fırladılar. bir de sanki sahneye kesinlikle davet edilmeyecekmişim gibi gidip en ortaya oturmuşlar. sıradaki 12 kişinin her birini 6şar diz darbesiyle rahatsız ettikten sonra koridora ulaştılar. önde babam, arkasından annem ve en son aras şeklindeydi bu ördek sürüsü. yalnız arasın diz darbeleri sebebiyle menisküse yakalananlar olduysa da, bundan henüz haberdar değillerdi.
 
koridorda 3 karafil: sanki dünyayı oğulları kurtarmışçasına yürüyen annem ve babam ile beni çok yakından tanımayanların 'ama aris?'  diyecekleri kadar bana benzeyen aras. babam bakkala bile arabasıyla gidenlerdendi. annemse gün boyu yürüse de şikayet etmeyenlerden. fakat uyumluydular. birlikte uyumlu bir şekilde yürümeyi başardılar. arassa, zaten her biçimde aras. ve sahne.
 
sunucuya ulaştırılan küçük bir not kağıdıyla, durum haber verildi. sunucu bu işe biraz bozulduysa bile ses etmedi. edemezdi de zaten. babam babacan adamdı. sunucu babamdan çekindi. diğer herkes gibi.
 
tüm bunları izlerken mp3 çalarımda 1 şarkıyı daha geçmiştim. bir harika white stripes şarkısı daha geride kalmıştı.

derken sunucu gür sesiyle haykırmaya başladı. ve iştee, bu senekii, en başarılı erteleme ve ertelediklerine üşenme hastalığı dallarında birinci olan hastamııız, ariiis karafiiiil.
 
tüm salon alkışlardan "yıkılacak" gibiydi. annem yeni avon temsilcisi adayları, babam tartışabileceği yeni mecralar ve aras da halısaha maçı için en sağlam 13ü arar gözlerle bakıyordu seyircilere. seyircilerse, aralarında eminim beni kıskananlar vardır, seyircilerin canı cehenneme.

ödül kupamı çekirdek aileme teslim ederken, sunucunun son sözleri tam da şöyleydi: "işte azim, işte büyük bir başarı öyküsü, işte erteleme hastalığının büyük öncüsü. ödülünü bile almayı erteleyen, buna üşenen aris karafil. nur içinde yat sevgili kardeşim. nur içinde yat. ve bize, bu zorlu yaşamda kılavuzluk ettiğin için sana binlerce kez teşekkür ediyoruz. binlerce kez".

amen.

2 yorum:

Adsız 7 Şubat 2009 23:20  

hahaha. çok eğlenceli buradaki aile tasviri ve olay örgüsü.
üşengeçlik ödülüne değil de, kırmız ödülüne ya da kristal elmaya filan layık ol sen.
amin.

Sinem Cansu 12 Mart 2009 13:47  

eheuh cok guzel olmus gulumsedim heep

  © Blogger template 'Mantis' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP